Archive for November, 2013

Düşünceler…

 
 

Son zamanlarda buraya az yazar oldum. Türkiye’de olan bitenler varken günlük hayatımdan birşeyler yazasım gelmiyorum içimden. Hergün insanlık ile ilgili beni daha çok kızdıran, hayal kırıklığına uğratan şeyler okuyor, şahit oluyorum. İnsanoğlunun %99.999’unun ne kadar geri kafalı, bencil, cahil ve diğerlerine karşı saygısız olduğuna inanamıyorum. Bu sadece Türkiye’de olanlardan değil fakat hergün her çeşit kötülüğe şahit oluyorum. Bunlar komşularımın her hafta birkaç kez dolup taşan çöp kutularından –ki bu nasıl düşüncesiz bir tüketimin var olduğunu gösteriyor-, dikkati dağınık bir şekilde telefonları ve benzer şeyler ile meşgul olarak araba kullanan, benim ve çocuklarımızın hayatını düşüncesizce riske atan kişilerden, “insanların ev almalarına yardımcı oluyoruz” diyebilecek yüzsüzlükte bankaların faizler ile evi alan kişiden evin 3 katı fiyat almasından, hatta, aralıksız bir şekilde yenilikçi, zeki çalışanları işe almayıp, ortalama beceriye sahip, ileri görüşü hiç olmayan kişileri ödüllerinden iş yerlerinden, hasta insanlar üzerinden fayda sağlamaya çalışan asla ve asla %500’den aşağı kar kabul etmeyen tıbbi işletmelere kadar. Beni böyle rahatsız eden şeylere daha sonsuz örnek verebilirim. Kısacası insanlara inanılmaz derecede kızgınım daha da kötüsü insanlık ile ilgili hayal kırılığı içindeyim. Bu düş kırıklığı beni heves ve enerji dolu, pekçok şey yapma, insanlarla paylaşma isteği içindeki genç bir sporcudan yavaş yavaş paylaşma ve bir fark yaratma isteği gittikçe azalan bir kişi haline getirdi. Bunun üstüne Türkiye’deki gelişmeler (gelişmemeler) beni çok üzüyor. Daima bir Türk olmaktan gurur duydum. Gelişmiş, özgürlüğüne sahip ileri görüşlü medeni bir ülkenin vatandaşı olmaktan ve şimdi kısa bir süre içinde Türkiye’de büyük azınlık olduğunu düşündüğüm insanlar, insanlığın en kötü yanlarını öne çıkarmayı ve ülkeyi geriletmeyi, bu yıllarca emek ve kan ile elde edilen büyüklüğü yok etmeyi başarmaktalar.

Bu şekilde yıllardır kendimce ve herşeyden uzak bir hayat yaşıyorum. İnsanlarla ilişkilerim sadece saygı ve sevgi duyduğum ufak bir grup yakınlarım ile sınırlı. Tanımadığım insanlarla sosyal etkinlikler, iş ve projeler aracılığıyla ilişkilerimi minimumda tutuyorum. Bu şekilde de kendimi bir derece onarmayı ve daha mutlu ve huzurlu olmayı başardım. Fakat tabii bu mutluluk ancak bir yere kadar. Hergün bu üzücü tablo karşımda ve bu yıl tüm bunlara ek olarak, çevre temalı dalış belgeselimiz üzerinde çalıştık ve bu üzücü tabloya beni son derece büyüleyen sualtı güzelliklerinin tahminimden ne kadar daha hızlı bir şekilde yok oluyor olduğu gerçeği eklendi. Buna Türkiye’de olanlar, ülkenin tüm iyilerinin ve Türkler diye tanıyıp inandığımız herşeyin gözlerimizin önünde yok oluyor olması eklendi. İnsanlar gittikçe kötüleşiyorlar çünkü şu yaşadığımız zaman ve dünyada Darwin kanununa göre elimine edilmesi gereken insanlar, cahil insanların desteği ve sıradanlığın bu derece ödüllendiriliyor olması sayesinde her geçen gün daha zengin ve daha güçlü oluyor.

İşte bu motivasyonsuzluk içindeyken sonra anne oldum. Önce bir ufacık bebeğim vardı ve bu bebekle olan büyülü bağlantı bu rezil dünyadan beni uzak tuttu. Ama sonra kızım büyümeye ve hayatım bana geri dönmeye başladı ve bana ümit ve enerji veren yeni birşey farkettim. Bu çocukların nasıl bir iyilik, sevgi ve mutluluk arayışı içinde doğdukları, nasıl olumlu veya olumsuz yöne çekilebilecek bir potansiyele sahip oldukları. Yetişkinler için harcanan emeklerin çoğu boşa giderken bir çocuk için harcanan en ufak bir emek, verilen sevgi veya mutluluk, ya da dünyalarına kattığınız bir tutam yaratıcılık 1’e 10 oranında size geri dönüyor. Bu ufak eforlar onları daha iyi birer insan yapıyor ve bir çocuğun hayatında en büyük rolü oynayan bir anne baba örneğinde olduğu gibi iyi bir ebeveyn olarak bu emeği düzenli bir şekilde verirseniz kesinlikle bu %99.999’dan farklı bir insan yetişecektir ve ünlü filmdeki 300 spartalı gibi bir iyi yetiştirmiş eğitimli kişi diğerlerinin pek çoğuna bedeldir. Hergün kızım Lara’yı anaokuluna bırakırken orada kalıp o sevgi dolu saf yürekli çocukları bütün seyredesim geliyor. Ne kadar ufak bir şeyin onları nasıl mutlu ettiğini görüyor bundan inanılmaz bir enerji alıyorum. Bu beni sadece kendi kendine, yakınlarıyla ve doğa ile mutluluk bulabilen birinden, tekrar birşeyler yapmak paylaşmak isteyen birine dönüştürdü ama bu sefer çocuklar için. Artık gelecek projelerimi, çalışmalarımı çocuklar için bir fark yaratma hedefi ile planlamak istiyorum. Hayatlarına bir zenginlik katmak, içlerindeki keşif duygusunu, macera aşkını uyandırmak, dünyamızı sevmelerine ve daha iyi birer birey olmalarına katkıda bulunmak istiyorum. Tutkularını bulmalarına yardım etmeyi ve başarılı insanlara saygı duymanın iyi görünüş, para ve üne sahip kişileri idolize etmekten ne derece daha iyi olduğunu göstermeyi istiyorum. Eminim ki Lara ve gelecek nesillerin daha iyi bir dünyada yaşaması için tek umudumuz bu.