12. Hafta – “Rahatla! Formunu kaybetmiyorsun!”

 
 

Merhaba ve tekrar hoşgeldiniz!

Yasemin’in köpek ısırma vakasından beri 2 hafta geçti. Her ne kadar ilk hafta planladığımız antrenmanların bir kısmını yapıp haftayı kurtarmaya çalıştıysak da normale dönmesinin ancak ikinci hafta olabileceğini biliyordum. Bu nedenle, antrenör olarak antrenmanlardan ancak geçen haftadan bu yana ileriye yönük sonuç elde edebileceğimizi hatırlayarak havuza ve spor salonuna gitmek için acele içindeydik. Fakat aynı zamanda bir haftalık antibiyotikler ve zorunlu dinlenmenin ardından anında ağır antrenmana dönmek Yasemin için zor olabilirdi, bu nedenle dikkatli olmamız gerekiyordu. Ve bu tabii ki Yasemin’in istediği şey değildi, antrenmanı fazlasıyla ve hiçbir eksiklik olmadan yapmak istiyordu, bu isteğine başeğmeyince aramız “gerginleşti” :-) Ama merak etmeyin, bu sporcumla 10 yıllık bir geçmişim var ve çok iyi tanıyorum. Gerek sporcu/antrenör gerek karı/koca olarak bunca zaman ciddi bir tartışmamız bir kez olmadı. Ayrıca çok dikkatli olması lazım çünkü evde yemekleri yapan benim, benim iyi yanımda olması gerektiğini biliyor…

Ama gerçekten antrenmanlara çok iyi cevap verdiği, daha hafif ve daha az egzersizle halen ileriye doğru yol alacağı konusunda ısrar ettim. Fakat bir sebeple Salı ve Çarşamba günü iki gece üstüste uykusuz kalınca işler karışmaya başladı. Sponsorlarla görüşmelerimiz bitmek ve çözülmek bilmiyordu ve bununla gelen stres dayanılmazdı. Fakat sonunda herşey çözüldü (umarız!) ve yavaş yavaş normale dönemeye başladık. Ancak Cuma günü iyi bir havuz antrenmanı yapabildik ve çok şükür Yasemin çok başarılı bir antrenman çıkardı, bu da bize müthiş bir moral verdi. Aynı şekilde Cumartesi günü de harika çok başarılı bir kardiyo antrenmanı yaptı, bunun da çok faydası oldu. Çoğu kişinin anlamadığı birşey sporcuların bu tip, antrenmanlar ile ilgili özgüvenlerini yerine getirecek işaretlere ihtiyaçları var. Bunun doğru antrenman olduğu, antrenmanlara vücutlarının doğru cevap verdiği ve zaman kaybetmiş olsak bile aynı yerden devam edebildiklerini görmeleri gerekiyor. Bunun kendine güvensizlik ve becerileri konusunda şüphe duymakla alakası yok, ama hayatınızı bu işe yatırıp günde 6-8 saat bu derece zor antrenman yaptığınızda işler istediğiniz gibi gidebilmeli yoksa bu kadar zor bir rejimi kaldıracak motivasyonu devam ettirmek gerçekten zor.

Yasemin’le 2002-2003 yıllarında müthiş zor bir dönem geçirdik, pankreas tümörü gittikçe ilerliyordu ve bunun var olduğu ile ilgili hiçbir fikrimiz yoktu. Bu nedenle antrenman ve dalışlarda aldığımız sonuçlar hesaplarımıza hiç uymuyordu. Çok zor bir zamandı ve ne kadar farklı antrenman metodu denediysek, kafa ve vücut gücünü yerinde tutmak için ne yaptıysak durumu gittikçe kötüye gitti. Çok kötüydü gerçekten, bunlara hiçbir açıklama getiremiyorduk ve ne kadar anlamaya çalıştıysak, deneme dalışları yaptığımızda 16 yaşında bile dalabildiği çok kolay derinlikleri başaramıyordu. Şimdi bunun neden olduğunu biliyorsak da bu zihnimizde çok kötü anılar bıraktı ve 7-10 gün %100 kapasiteyle çalışamadığımız by dönemin ardından ciddi bir kaybı olsaydı bu anılar kötü bir şekilde canlanırdı tekrar. Ama böyle olmadığı için ikimiz de sonuçlardan çok mutluyuz. Tabii ki antrenman yükünü azaltma noktasına gelmeden önce birkaç kademe daha zorlaştırmam gerektiğini biliyorum ve apnea antrenmanlarına ağırlık vermeye başlamamız gerekiyor. Önümüzdeki 2-3 hafta çok önemli, bu dönemden maksimum sonuç almamız, bir gün bile antrenman kaybetmememiz gerekiyor. Tahtaya vurun!

Comments are closed.