13. Hafta – Jamaika’da Dalış Antrenmanları

 
 

Nihayet gerçek dalışlar yapabileceğim. Gerçek dalış derken etrafı izlemek veya scuba dalış yapmak değil, zor derin serbest dalış yapmaktan söz ediyorum. Jamaika’daki dalış yerimizin derinliği 51 metre, başlı başına pek zor değil bu ama emin olun Rudi bunun zorlaştırmanın yollarını bilir. Her tip antrenmanı zor hale getirmenin yolunu bulmak konusunda gayet yaratıcıdır Rudi. 50 metreye ciğerlerimi boşaltarak, dipte zaman geçirerek, dipten ağırlık taşıyarak, dibe yüzerliliği yüksek dalış elbisesiyle dalarak bu derinliği sonuna kadar değerlendirmemin yollarını bulmuştur.

Jamaika’yı çok özlemiştim. David’in platformunda serbest dalış yapmak müthiş komforlu, doğa çok güzeldi, David ve Olga’yı özlemiştim ve 5 ay önce doğan oğulları “Lex”i halen görmemiştim. Bu nedenle bu seyahatı dört gözle beklemekteydim. Diğer yandan köpek ısırması, hastalığım ve antibiyotikler sebebiyle çok zor iki haftanın, ve yıllarca derin serbest dalış yapmamış olmanın ardından dalışlarla ilgili endişeliydim. Endişem derinliklerle ilgili değildi tabii ama hasta olmama rağmen 50 metrelik dalışlar zor gelseydi kendime güvenime ve motivasyonuma bunun çok kötü etkisi olurdu.

Fakat, her zamanki gibi dalış benim ait olduğum yer. Özel bir fiziğe sahip bir sporcu değilim, çok güçlü de değilim (tabii bunu değiştirmek üzerinde epey çalışyoruz) ve her sporcu gibi antrenmanlarımda iyi ve kötü günlerim var. Ufacık sağlık problemleri çalışmalarımın kolayca kötü veya zor geçmesine sebep olur. Fakat daldığımda nasıl hissedersem hissedeyim daima başarılı sonuçlar elde ederim. İlginç bir büyü olur sanki, ne kadar hasta olsam, kaslarım ne kadar yorgun olsa daldığımda kendimi güçlü hissederim. Buna rağmen dalışların zor geçeceği konusunda çok endişeliydim. Fakat endişelerim yersiz çıktı, 4 yıllık araya rağmen dalışın her zaman olduğu gibi rahat ve keyifli olduğunu gördüm.

Antrenmanımıza normal dalışlarla başladık yani paletle veya ipten çekerek. Kaslarım bu dalışlarda biraz yoruldu ama yeni atlatmakta olduğum hastalığım ve aldığım antibiyotiklerden sonra bu gayet normaldi, nefes açısından dalışlar çok rahattı. Her gün her dalış daha kolay geçti. Dalışlara değişik teknikler deneyerek devam ettik. Bunu yaptığımızda genelde dalış günü öncesi Rudi günün planını yapar, her dalışta, dalışın her noktasında hangi teknikleri deneyeceğimi belirler. Dalıştan sonra da dalış saatimden profili bilgisayara indiririz, dalış hızını ölçerek değişik tekniklerin nasıl sonuç verdiğini değerlendiririz. Bu tekniğim ve çalıştırmamız gereken kas gruplarının hangileri olduğu ve ne şekilde çalıştırılması gerektiği konusunda bize çok net bir fikir verir.

Bu antrenmanda karşılaştığımız bir engel ilk bir iki dalıştan sonra sol kulağımın 45 metrede tıkanması, dengelenememesiydi. Bunun sebebi ters bir şekilde çıkan bir 20 yaş dişinin bu noktadaki sinirlere baskı yapmasıydı. Her ne kadar diş hekimi babam bunu çektirmem gerektiğini söylediyse de çektirdiğim diğer 20 yaş dişinin operasyonu o kadar zor geçmiştiki bundan kaçınıyordum. Ama dalışı etkilediğini gördüğümüz şu noktada çektirmek zorundayız. Bu da daha fazla ağrı, antibiyotik ve antrenmandan uzak zaman anlamına geliyor. Kötü bir haber bu. Ancak ikinci dalış gününden sonra bir dalışta birden bu tıkanıklık açıldı ve 50 metrede hayatımda olmadığı kadar rahat dengeleme yapabilmeye başladım. Dengeleme problemi ve ağrı elimine edilince dalışlar tekrar çok eğlenceli olmaya başladı. 51 metrede dip zamanı yapmaya başladım, dipte de kendimi o kadar iyi hissettim ki sanki hep orada kalabilirdim. Son dalışta Rudi 30 saniyeyi geçmememi söyledi, fakat kendimi çok iyi hissettiğimden 40 saniyeye uzattım bunu. Rudi’yi endişelendirmemek ve güvenlik uygulamalarımıza uymak için daha fazla uzatmadım, ama çok daha fazla zaman geçirebiliecek gibi hissettim. İşte bu noktada serbest dalışın benim için ne anlama geldiğini hatırladım. Tek nefesle bu derinliğe inip burada kendini rahat hissetmek çok eşsiz ve harika bir his. İnsanoğlunun ait olmadığı bu güzel sessiz dünyanın parçası olmak için tabiat anaya meydan okumak ve ardından bu yabancı dünyada bu kadar rahat olabildiğim için burası ve canlıları tarafından hoş bir şekilde karşılanmış hissetmek.

4 günlük yoğun dalıştan, motive edici sonuçlardan, Jamaika sahillerinde dilnemeden, David ve Olga ile zaman geçirmek ve bebekleri Lex ile çok keyifli anlar geçirdikten sonra şimdi Miami’de, çok mutlu ve tatmin olmuş vaziyetteyiz.

Comments are closed.