Gercekten yolun sonuna yaklastik!

 
 

İşte, Turkiye`ye giderek antrenman dalışlarına başlayacağımız ve sonuçlarının birikip bizi ( umarım)   2 Mayis’ta başarılı bir rekora taşıyacağı tarihe gerçekten 15 gün kaldı. Bu rekoru denemeye ve serbest dalıştaki rekabet alanına dönmeye karar verişimizin üzerinden çok, çok geçti.  Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının Yasemin`in rekor denemelerine geri dönerek hem Turkiye`nin adını duyurmasını hem de kadınların başarılarını vurgulamasını istemesi ve bu konuda fikir birliğine varmalarından sonra Ocak 2009`da sponsorluk işlemleri yol almaya başladı ve biz Ocak sonuna doğru antrenmanlara basladık. 2 Mayis 2010 da antrenmanlara başlayışımızdan bu yana neredeyse 14 ay geçmiş olacak. Bu bizim en uzun süre hazırlandığımız rekor denemesi. Bu sürede işler bazen iyi bazen kötü gitti ama bunlardan ders çıkarmayı öğrendik ve ileriye doğru hareket etmeye devam ettik. 

Öncelikle hazırlık için uzun zaman ayırmanın ille de iyi bir şey olmadığını öğrendik. Serbest dalış her zaman bizim hayatımız oldu, Yasemin`in de, benim de, kendimizi bildik bileli. Ve her zaman bir rekor denemek ve bunun için antrenman yapmak, calışmak bizim her zaman hayal ettiğimiz şeydi. Çok özel bir şey yapmakla birlikte gelen o enerji, o duygu yaşanmaya  cok değen harika şeyler. Ancak diğer yandan da bu yoğunluk  insan vucudu ve zihninin uzun süre dayanabileceği şeyler değil. Biz şimdi bu noktayı geçmiş bulunuyoruz. Bir sporcu sadece antrenman için yaşamasını ve başka hiç bir şey yapmamasını gerektiren ağır çalışma sürecine en fazla 4-6 ay gibi bir zaman katlanabilir. Bu süre aşıldığında ters tepkiler doğması söz konusu. Yasemin bu 14 ayı ağır antrenman yaparak, katı bir diyete uyarak, sağlığını ve formunu riske atacağından korktuğumuz ama sevdiği başka sporlardan uzak durarak geçirdi. Ve bu tabii ki üzerinde büyük bir yük yarattı. Geçen Haziran’da gereken desteğin sağlanmasının yaza yetişmeyeceğini fark ettiğimizde Yasemin`in sürantre olmasından korkarak antrenman yükünü azaltmıştım, böyle bir şeyi geçmişte yaşamıştık. Rekor denemesini  Aralık’ta yapmaya karar verdik ve Eylül gibi tekrar ağır antrenman sürecine girdik, ancak Aralık ayıyla ilgili kötü hava tahminleri bu planı iptal etmemize neden oldu. Antrenmanların seviyesini derhal düşürdük, ama Şubatta, ciddi ve yoğun antrenmanlara geri döndüğümüzde Yasemin çok belirgin yorgunluk belirtileri göstermeye başladı. En hafif çalışmalar bile onu yoruyordu, her zaman çok iyi tepki verdiği bir çok şeye negatif tepkiler geliştirmeye başladı. Ornegin, 4500-5000 metreye simule edilmiş 35-40 dakikalik bisiklet sürme hipoksi antrenmanında bundan iki ay önce aldığımız düzgün sonuçları alamıyorduk,   bu irtifa  Yasemin üzerinde ters tepki yaratıyordu. Hatta onun için çok kolay bir çalışma sayılacak olan monopaletle sualtından 50 metrelik bir gidiş bile bacaklarını yorabiliyordu. Bu yüzden antrenmanları durdurup tüm Şubat ayını dinlenerek geçirmesine karar verdim, rekora 45 gün kalmışken bunu yapmayı kimse istemez. Ama bu molayi almasaydı Nisanda derin dalışlar yapabilecek formda olmayacaktı. Şimdi bile eskiden haftada dört defa gittiğimiz havuza iki defa gidiyoruz, aynı şekilde günde iki kere yaptığı antrenmanı bire düşürdum, bunun da süresi hiç bir zaman 80 dakikayi geçmiyor. Formunun zirvesine ulaşması için vücudunu zorlayamam, herşey planlandığı gibi giderse rekor döneminde olması mümkun olanın ya da olması gerekenin %85`inde olacak. Ama şu andaki formuyla baslangıçta istediğimiz derinliğe ulaşabileceğini düşünmüyorum, Haziranda parametrik testler uygulamış ve söz konusu kategoride 135 ile 145 metreyi  gerçeklestirebileceğini görmüştüm.Ancak şimdi bu form kaybıyla potansiyeli dahilinde olan 125 metrelik hedefin bile zorlu bir deneme olacağını düşünüyorum. Ben bir çok sporcu çalıştırdım, sporcuların, en buyuk kabuslari olmasa bile, bir yarışmaya aşırı antrenman yapmış ve tükenmiş olarak katılmalarının çok kötü bir şey olduğunu bilirim. Bu yüzden geçen bir kaç ay zarfında antrenmanlardan istediği sonucu alamadığında çok anlayış göstermek gerektiğinin farkındaydım. Her zaman büyük kolaylıkla yapabildiğiniz şeylerin size ağır gelmeye başlaması çok zordur. Bu sırada sakin kalmak, motivasyonunu kaybetmemek daha da zordur. Yasemin zihinsel ve ruhsal yönden hazır, bedensel olarak da yeterince güçlü olduğunu umalım.     

 

Son olarak, bir şeyin daha farkına vardık: en sevdiğiniz şey bile eğer çok uzun bir süre hayatınızın dominant parçası haline gelirse nefret ettiğiniz şeye dönüşebilir. :-)  Tabiiki serbest dalıştan asla nefret edemeyiz, ama şu anda her ikimiz de dalmaya hazırız, dalarız, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız ve bu iş tamam, nihayet bitti deyip rahatlayabiliriz. Zevk aldığımız pekçok şey var, `yasak yemekler`i yemek, gece geç yatmak, kayak, paten gibi sporlar yapmak vs..Bunlar cok zamandır kendimizi mahrum ettiğimiz şeyler. Bu yıl, iki ay önce, bizi Bahamalar`a götürebilecek çok denizci bir tekne almıştık. O güzel adalar dunyanin en iyi dalış yerlerindendir, Miami`den bir saatlik yoldalar ve biz daha orada dalamadik. Zevk icin dalmak, dehidratasyon riskini göze almak, yorulmak, ya da kulak zarını yırtmak veya bir kazaya uğramak şu sıralar göze alamayacağımız riskler. Onun için evde oturuyoruz, Yasemin dinleniyor ve kendini koruyor böylece. Dengeli bir yaşam sürmek önemli, değişik şeyler yapmak, enerjimizi başarılı olduğumuz ya da zevk aldığımız başka kanallara yöneltmek. Ama şu anda 14 aydan beri sadece tek bir şey yaptık, bunu hissediyoruz. Rekora bir parça yorulmuş bir durumda geliyoruz. Bundan önceki rekorlarda olduğumuz gibi heyecanli, ateşli değiliz. Ama biliyorum ki antrenmanların ilk günü başladığında, teknenin platformunda etrafımızı saran o inanilmaz Akdeniz mavisinin ortasında durduğumuzda, uzayıp giden dalış ipi  gözlerimizin önünde o berrak derinliklerde kaybolduğunda bütün bu olumsuz duygular buharlaşarak kaybolacak ve kendimizi oyuncakçı dükkanında iki küçük çocuk gibi hissedecek, yapmayı sevdiğimiz şeye hazır olduğumuzu farkedeceğiz. İşte geliyoruz!

One Response to “Gercekten yolun sonuna yaklastik!”

  1. Merhaba, Öncelikle Sağlığına yeniden kavuşmasına çok sevindiğimizi belirtmek isterim.
    Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Uzmanıyım.mesleğimin 20. yılındayım ve Antalya’da,Hiperox’da
    http://www.hiperox.com Medikal Direktör olarak 3.5 yıldır çalışıyorum.Belki Yasemin hatırlar, 2001′de “oksijen penceresi” isimli bir program için Ankaa’ya gelip söyleşi ve çekim yapmıştık..Neyse Lütfen dalış tarihi kesinleştiğinde beni de “hekiminiz olarak” en azından serbest dalış da yapan bir hekim ve uzman olarak yanınızda kabul edin. Kaştan helikopterle 20 dakikada Antalya’ya gelinebiliyor.

    Sağlıklı ve güzel bir dalış ve başarılar dilerim,

    Hasan Ali Nogay,MD,PhD
    0532 567 11 22, 0242 322 00 99