11. Hafta – Geride bıraktığımız zor bir hafta

 
 

Rudi’nin haftalık raporunda yazdığı gibi (okumak için buraya tıklayın), geçen hafta bir köpek ısırma vakası atlattık. Herşey çok hızlı oldu, köpek arkamdan sinsice yaklaştı ve bir hayvan avlıyormuşcasına ayağıma saldırdı. Reaksiyon gösterdiğim anda hemen kaçtı ama olan olmuştu. Başta kanamayı durdurmak çok zor oldu ve bu sırada tek düşündüğüm bunun antrenmanımızı nasıl etkileyeceğiydi. 1-2 gün ayağımı yukarıda tuttuktan sonra yara hızla iyileşmeye başladı. Kazanın ertesi günü olan Pazartesi günü dinlenip yapmamız gereken antrenman planına yakın neler yapabileceğimi düşünüyordum. Bana kalsa hergün bisiklete biner, ağırlık, karın egzersizi vs yapardım ama Rudi çok haklı olarak bunu engelledi. Salı günü hafif bir üst vücut ağırlık çalışması yaptık. Bu bile ayak bileğimin biraz kötülemesine sebep olunca Rudi’nin ne kadar haklı olduğunu farkettim.

Haftanın geri kalanında ayakta durduğum zamanı kısıtlı tutacak kısa ama efektif antrenmanlar yaptık. Daha çok üst vücut egzersizleriyle başlayıp haftanın ilerleyen günlerinde Rudi’nin en favori egzersizi, Stairmaster yaptık. Gerçekte olduğu şekilde merdiven tırmanmanızı sağlayan bu alet kısıtlı sürede yapıldığında ayağımı hiç yormuyordu. Bir serbest dalıcı için harika bir egzersiz olan bisiklet antrenmanı da yaptık. Çok iyi su geçirmez yarabandı buldum ve Mirita teyzenin havuzunda nefes tutma antrenmanı yaptım (videoda göreceğiniz gibi). Buarada Mirita teyze demek için çok genç biri ama Rudi’nin teyzesi gerçekten :-). Mirita ve eşi Hector bizden 5 dakika mesafede oturuyorlar, ve arka bahçelerinde hareketsiz nefes tutma antrenmanı için ideal bir havuzları var. Hatta Rudi’yle, aynı zamanda evlenme memuru olan Mirita’nın resmileştirdiği bir seremoni ile burada evlendik. Hector’un muhteşem barbeküleri, Mirita’nın eşsiz salataları ve bu çok sevdiğimiz kişilerle beraber olmak zor antrenman programımız içinde deşarj olmak için kendimize müsade ettiğimiz yegane aktiviteler arasında. Bir de çok tatlı bir köpekleri var diyecektim, ta ki geçen hafta bu köpek için leziz bir etten öte olmadığımı farkedene kadar. Büyük hayal kırıklığına uğrattın beni Çina (saldırganın adı bu). Ama cinayet sahnesine dönüp kendime güvenimi geri kazanmam benim için iyiydi :-)

Bu hafta benim için çok stresliydi. Serbest dalıştan çok uzun süre uzak kaldım. Devamlı spor yaptım ama bu bir dünya rekorunun gerektirdiği antrenmandan uzak tabii ki. Rekor denemesini Ocak’tan önce yapmak istiyoruz, Aralık sonu suların kabul edilebilir ısıda olduğu son zaman. Bu da hazırlıklarımız için yetecek minimum zamanı veriyor bize. Bu sebeple ters giden en ufak birşey tüm programımızın aksamasına ve riske girmemize sebep oluyor. Bu kaza ve dalış antrenmanlarına başlamak için gerekli lojistik şartların biraraya henüz gelmemiş olması beni çok endişelendirmeye başladı. Bu tip stres de antrenmanıma uyku eksikliği, yorgunluk veya motivasyon eksikliği olarak yansıyor, zaten zor olan antrenmanımızı daha zor hale getiriyor. Ama güçlü olmalıyım. Geçmişteki rekor hazırlıklarımda daha kötü senaryolarla başettik. Hedefimiz için kararlıyım ve başarmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.

Çok şükür Cumartesi günü havuz antrenmanımı tamamen yapabilmek için kendimi yeterince iyi hissettim. Monopaletle yüzerken azıcık ağrım vardı ama o gün ayak bileğime buz koyup dinlendirdikten sonra ertesi gün tamamen toparlanmıştı. Formumu korktuğum kadar kaybetmediğimi farkettim, ama antibiyotikler apnea antrenmanlarımı çok zorlaştırıyor. Ama genel olarak gelecek hafta için iyimserim ve sponsorluk sorunlarımızın da çözüleceğini umuyorum.

3 Responses to “11. Hafta – Geride bıraktığımız zor bir hafta”

  1. kurye says:

    thank you for share