Merhaba! “Derinliklere Dönüş” haftalık raporumuza hoşgeldiniz.

 
 

rudifaceGerçi bu ilk raporumuz ama aslında antrenmanların onuncu haftasındayız ve Yasemin programa uygun şekilde ilerlemeye devam ediyor. Kardiyo çalışmalarında zirveye ulaşmamıza çok az kaldı ve artık apne/anaerobik evreye geçeceğiz. Geçmiş yıllarda aerobik ve anaerobik kondüsyon çalışmalarını sistemimizdeki genel uygulama paralelinde birbirinden ayırırdık, rekor devresi geldiğinde Yasemin apne kapasitesi olarak zirvede olurdu ancak çok az aerobik dayanıklılık gücü kalırdı.

Bu yüzden her derin dalıştan sonra büyük yorgunluk hissederdi. Berlin’de Usain Bolt’un aslında 20 saniye bile sürmeyen 200 metre dünya rekorundan sonra nasıl yere yığıldığını hatırlıyor musunuz? Yasemin’in dalışları bunun gibi. Ama bu yıl aerobik ve anaerobik çalışmalarda daha dengeli bir ilişki uygulamak istiyorum. Böylece Yasemin’in apne formu %85-90 seviyelerinde kalırken dalışlardan sonra çok daha çabuk gücünü kaznaması ve tüm rekor süresi boyunca güçlü kalması mümkün olacak.

Teorik olarak düşünce çok iyi ancak bu Yasemin’in vücudunu aerobik olarak güçlü tutmanın yanında anaerobik şartlara da uyumlu hale getirmek için çok daha sıkı, yoğun ve uzun süreli antrenman yapması anlamına geliyor. Yani daha sonra kendini yorgun hissetmemesi için şimdi çok yorulması gerekiyor, değil mi? Bunun yanında “Aşırı antrenmana bağlı yorgunluk” sendromundan da kaçınmak zorundayız. Yasemin gittikçe güçleniyor, kasları kondüsyon çalışmalarına çok iyi cevap veriyor ve bunun rekor zamanı gelince ne kadar büyük bir fark yaratacağını biliyoruz. Yasemin daha önceki rekorlarında hiçbir zaman gücünün tam zirvesinde olmamıştı ve bu performansını büyük ölçüde kısıtlıyordu. Ama bu rekorda çok daha güçlü olacak, öyle ki kas dayanıklılığı rekor dalışında katetmesi gereken mesafe bakımından ona hiçbir sorun yaratmayacak.

Bu engeli aştıktan sonra önümüzde üzerinde çalışmamız gereken tek engel olarak Yasemin’in apne kondüsyonu kalıyor. Daha önceki rekorlarında tekniği mükemmel olduğu için dalış süresi daima 3 dakikanın altındaydı. Hesaplarım bana bu defaki sürenin yaklaşık 3:20 dakika olabileceğini gösteriyor, bu nedenle eforlu apne zamanını 30 saniye kadar uzatmamız gerekiyor. Çok kolay değil ama bu işi problemsiz bir şekilde başarmak zorundayız. İşte şimdi bulunduğumuz nokta bu ve işlerimiz planladığımız şekilde yürüyor. Artık önümüzde tükenme ve sakatlıklar gibi risklerle dolu bir yol var ve bu aşamada antrenmanları olması gerektiği şekilde devam ettirmenin yanı sıra bunlardan da kaçınmaya dikkat edeceğiz.

Rudi Castineyra

Comments are closed.