Proje Günlüğü – 16 Kasım 2012: “İnanılmaz Sualtı Laboratuvarı Aquarius’un içinden”

 
 

Sevgili dostlar,
Aquarius’ta çekimlerimizi bitirmeye hazırlanırken size bu yerin içini göstererek iştahınızı açmak istedim! Çok az kişiye sağlanan bu içeri girme ayrıcalığını yaşayabildiğimiz için çok mutluyum.

Aquarius silindir şeklinde bir yer, 13 metre uzunluğunda ve 6 metre çapında. Gördüğünüz çizim buranın planı hakkında size iyi bir fikir verecektir. Bir tarafta “giriş kapısı” var, daha doğrusu suya girip çıkmayı sağlayan bir havuz. Diğer tarafta da 6 tane yatak mevcut, arada yaşam ve çalışma alanı var. Bu ziyaretimiz sırasında 3 kişiydik, benim dışında bilim subayı Otto ve dalış subayı Roger vardı. İçerisi oldukça ferah geldi. Ama tabii ki eminim 6 kişi içinde yaşadığında o kadar ferah gelmiyordur. Rudi o gün sinüslerinde kötü bir tıkanıklık sebebiyle benimle içeri gelemediği için çok üzüldüm. Habitatın yüzeye devamlı bir bağlantısı var, sadece hava için değil tabii ama aynı zamanda, elektrik, klima, telefon iletişimi kablosuz internet gibi lüksler sağlıyor. Bir etkinlik sırasında haliniz ve enerjiniz kaldıysa telefonunuzdan facebook sayfanıza birşeyler yazabilirsiniz. Buna bağlantıya göbek bağı adını veriyorlar. Dalgıçlar her gün habitat dışında 6 saatlik ve bazen daha uzun görevlere gidiyorlar. “Eve” döndüklerinde heyecan içinde gördüklerini tartışıyorlar, değerlendiriyorlar, yemek yiyip dinleniyorlar. Fotoğraflarda göreceğiniz gibi üç tane oldukça büyük lomboz çevredeki canlıları seyredebilmemizi sağlıyor. Bunların arasında çok büyük barakudalar ve “Küçük Joe” adındaki kağlumbağa ve “Charlie” adındaki Goliath orfozu gibi isimiyle bilinenleri de var.

Aquarius’a yapılan görevler “saturasyon” görevleri olarak bilinyor, yani buradaki basınç dışarıdaki basınçla aynı bu nedenle giriş yerindeki su içeri girmiyor. Bu “Moon Pool” adı ile bilinen giriş havuzunun nasıl harika bir yer olduğunu tarif edemem. Bir adımda deniz altındasınız ve devamlı da orada balıklar yüzüyor. Saturasyon dalışlarının avantajı görev etkinliği sonuna kadar dekompresyon yapmak gerekmeden dalabilmek, çünkü dalgıçlar devamlı aynı basınçta çalışıyor ve yaşıyorlar, 15 metreye 10 gün boyunca dalmak gibi birşey. Görevin sonunda habitatın içinde basıncı değiştirerek 18 saat süren yavaş bir dekompresyon yapıyorlar. Yine bu sebeple Aquarius’a bir ziyaret, dalış niteliği taşıyor, yani içeride geçirdiğiniz süre dalış süresine ekleniyor ve burada dekompresyon yapmadan geçirilebilecek maksimum süre 80 dakika. Ziyaretçilere izin verilen süre de bu. Rudi’nin benimle gelememesini sebebi bu 80 dakikayı yüksek basınç altında geçirecek olması sinüslerindeki problemin devam etmesine ve daha kötüleşmesine sebep olabilmesi. Fotoğrafların tadını çıkarın, çok yakında bu dalışla ilgili videomuzu da ekleyeceğız.

Buradan Aquarius’un facebook sayfasını görüp beğenerek takip edebilir, bu inanılmaz yerin çalışmalarına devam edebilmesi için desteğinizi gösterebilirsiniz. http://www.facebook.com/AquariusReefBase

Comments are closed.