Proje Günlüğü – 10 Haziran 2012: “Antrenman”

 
 

Dalışlarımızın gidişatından öte, antrenmanım konusunda farkına vardığım bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. 10-20 yaş arası serbest daldığım dönemde en büyük antrenmanım dalmak, dalmak ve mümkün olduğunca çok dalmaktı. Bu hem tekniğimi geliştirmeme hem de dalış için kullandığım kas gruplarını güçlendirmeme yardımcı olmuştu. Bu sayede yaz boyunca, tüm gün 30-40 metrelere defalarca uzun dalışlar yapabiliyordum. Fakat 50 metreden öte derinliğe bir tane bile dalış yapamıyordum. Derinlik rekorları konusunda daha ciddileştiğim dönemde Rudi ile tanıştım ve daha derine gitmek istiyorsam, antrenman sistemimi tamamen değiştirmem gerektiğini söyledi.

Yaptığımın 400-800 metre koşularında uzmanlaşmış bir orta mesafe koşucusunun yaptığına benzer bir antrenman olduğunu, bu kişinin pekçok 100 metre koşusunu kaldırabileceğini ama rekortmenler kadar hızlı koşamayacağını hatırlattı. Bense bir kısa mesafe koşucusu gibi olmalıydım. Sadece 1-2 tane 100 meter koşusu koşabilen ama bunu çok daha hızlı yapabilenler gibi. Youtube’a gidip Usain Bolt’un Olimpiyattaki 9.58’lik koşusundan sonra röportajını izleyin, 20 dakika sonra bile nefes nefese, hala zor konuşabilmekte. Bu dediğimin birebir bir örneği. Vücut nicelik değil nitelik üzerine uzmanlaşmış durumda. Pekçok %70 kapasite performans için değil %300 kapasite bir tek performans için. 1999’daki ilk rekorumdan beri 13 senedir yaptığım antrneman buydu. Şimdi tekrar bunun tersini yapmam gerekli. Bu proje için çok derin olmayan derinliklere, defalarca dalış yapmam gerekiyor. Şimdiye kadar yaptığımız dalışlarda da kolayca yorulduğumu fakrettim. Bu nedenle bu proje için antrenmanımı değiştirmem gerektiğini farkettim. Bu tip antrenman daha zaman alan ve bir parça sıkıcı nitelikte ancak planlarımda yeni bir dünya rekoru olmadığını hatırlayarak bu projenin gereksinimlerini rahatça karşılayacak bir performansa ulaşmak adına yüksek performansımdan fedakarlık edebilirim.

Comments are closed.